duyd:
Ayrılıklar zaten yeterince zor, bunun üstüne bir de vedalaşma süreci çok bayat.
Her şeyden önce hiç inandırıcı değil, çünkü hiç gitmeyecekmişiz gibi, aramıza öyle bissürü ay, bissürü yol girmeyecekmiş gibi. Olayların farkına varmaktan o kadar uzağız ki, “Kesinlikle görüşmeliyiz” diyenler kendi koşuşturmacalarına dönmüşken, senin “Gitmeden bi görüşelim” diyemediklerin var. Üstelik vedalaşma dediğin, normal bir buluşmacadan sonra evlere dağılıyormuşuz gibi. Kokuyu, sesi, bakışı, gülüşü, sarılışı, öpüşü depolayamıyorsun ki. Yetmiyorlar zaten. ”Hadi hoşçakal” diyosun, “Skype yükle ordan konuşuruz.” Skype ne allaaşkına? Neyse ki indirdim.
Kaldı ki giden sadece biz değiliz, başkaları da gidiyor. Sen gidiyorsun, o gidiyor. Başka başka yerlere; kimse yerinde durmuyor. Burda kalanlar da, yepyeni şeyler yaşıyolar, herkesin anlatacağı tonlarca şey birikiyor.
Bu sefer liste kabarık: İlk defa özleyeceklerim var, yakınlarımdayken bile özlediklerim var, görmeyip özlediğim var.
Ama Skype indirdim, konuşuruz.

